Şimdi gecenin 01.30′u, birkaç saat sonra gecenin dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkacağız ve güneşe varmaya yakın uyanacağız. Çok yabancı gelmemiş olmalı.
Birkaç gündür güneşin doğuşuyla evden çıkıp şehrin en sessiz halinde ıslık çala çala koşuyorum. Fark ettim ki bu günlere kadar otoparktan arabayla çıkıp ofisin otoparkına giriyormuşum. Düşünsenize, hapisteki bir adamın en büyük hayali, en büyük arzusu olan şeyi ben elimde olduğu halde yapmıyorum. Akşam olup da hava kararınca da arabayla tekrar bir yerlere.. Hava kararmış.. Ben yine gökyüzünü ve güneşin ışıltısını görememişim.
Dünya her sabah yeniden kurulur. Her yeni gün yepyeni fırsatlarla başlar. Fırsatları yakalamak ve ömrün sonuna dek de kaçırmamak gerekiyor.
Kendime öneriler listesi çıkartmak istedim, sizler de buyurun
- Her sabah olmasa da haftada 3 sabah güneşin doğuşuna şahit ol. ( Çünkü o bu işi milyonlarca yıldır hiç sektirmeden harikulade yapıyor ve işini bu kadar iyi yapan bir güneş izlenmeye değerdir!)
- Sabahları kalkıp koşuya çıkamıyorsan bile mutlaka egzersiz yap. (Robocop gibi tek parça kalıp halinde ofise gittiğimi biliyorum)
- Evdekilerle hasbihal etmeden çıkma, mümkünse kahvaltıyı beraber sohbet ederek… (Off çok zor bu yahu, İstanbul’da yaşamak dediğin tek dişi kalmış canavar neticede)
- Evdekilerle anlaşıp sabah hiçbir şey için gerilmemeye, tartışmamaya mutabık kalın. Sabah gerginliği bütün günü bitiriyor. Bu ev ahalisinin tümüne zarar.
- Sigara içiyorsan mümkünse evden çıkar çıkmaz yakmayıver bir sigara! Hatta her aklına geldiğinde yakmamayı dene, vücut 5 kere istesin sen 1 kere yak, kendini bir şekilde kandırıver ve bir şeylerle oyalayıver! (Şükür ben içmiyorum)
- Sabah sabah minik varillerle kahve yerine şöyle bir bol limonlu bitki çayı filan iç yahu ne bu böyle için zift kazanına döndü!
- Sabah işe giderken ya da yürüyüş yaparken hep farklı yollardan git, insanların yüzüne bak, onların hikayelerini anlamaya çalış yüzlerinden, insanları gülümseyerek selamla. Hiç tanımadığın, en ketum adamın bile birden abandone olduğunu ve mahcup bir şekilde selam verdiğini göreceksin. İşte busun sen! Aslansın!
- Bir türkü tuttur, bir şarkı mırıldan yürürken, bir yandan bugün olabilecek en güzel şeyleri hayal et. O ihale bugün açıklansa ve sende kalsa, müthiş olur değil mi? Yahut Saklışehir bir fırsattan 1000 satsa?
- Masana oturunca hemen işe yumulma, önce bir masanı düzenle, ferahlat, ufak değişiklikler yap, odanı havalandır, mesai arkadaşlarınla şakalaş, onların da yaşama enerjisini ortaya çıkar.
Dünyayı her sabah yeniden kuran güç emin olun sizin de hayatınızı değiştirmenize yetecektir fazlasıyla.
Gücü uzaklarda aramayın, yeter ki hep daha iyi olacağına inanın ve ilk adımı “Vira Bismillah!” deyip atın.











Kasabanın nalbantı (Atların toynaklarına nal çakan kişi) ölmüş. Yeni gelen nalbant ise genç ve acemi bir nalbantmış. İşini bilmediği ve iyi yapmadığı için atların canlarını çok yakıyormuş. Bütün atların toynakları yara bere içinde kalmış.
