Obama Ekonomisi – Bir siyah adamın hikayesi!

Posted by Omer Ekinci in Aktüel | Başarı hikayeleri | Hayattan hikayeler

Herşey siyahi bir adamın, dünyanın tepesindeki koltuğa yürümesiyle başladı. Koltuğa attığı hiçbir adım, kendisini adım adım izleyen şaşkın gözlerde umut yeşertmedi. Eyaletler bir bir düşerken satrancın siyah karelerine, beyaz taşları ittiren beyaz eller, bir süre sonra sağa, sola sallanarak veda edeceğini bilemiyorlardı.

Siyah adam beyaz bir tahta kurulduğunda birden gelen üşüme gibi insanlığı bir titremedir aldı. Herkes kendini yeniden konumlandırdı, artık sadece beyaz taşlar, siyah taşları devirmiyordu. Herkes yeniden ayak hizasına baktı ve kendini yeniden konumladı.

Dünyanın dengeleri değişiyorken, bu rock yıldızı olmayan ama bir o kadar popüler adam,  karısıyla California’da bir akşam yemeğine korumasız, sade ve gülümseyerek gidebiliyordu. 

Bindiği elektronik aletlerden düşmüyordu da, şaşılacak iş! Elinde Blackberry, tribünlere oynamadan tribünlere konuşuyordu. 

Rahat, sallana sallana, elleri ceplerinde yürüyen kepçe kulaklı bir dünya lideri de olabilirmiş, vakur ve etrafında kara gözlüklü uzun paltolu adamlar olmadan yürüyemeyen benzerlerinin aksine.

Ve günler birbirini kovaladı. Dünya, yeni galaktik duruşa alışmaya başladı. Siyah adam, gitgide “Mr. President” olmaya başlıyordu. 

Ve ticaret simsarları, ve cin fikirli reklamcılar, siyah adamı keşfetti. Bir de baktık ki heryerden Obama çıkmaya başladı.

1- Türkiye’nin en güçlü bankası Garanti, reklamlarında konuyla direkt bir bağlantısı olmadığı halde Obama’nın bayat bir taklidini konumlandırdı. Yeni kredi paketinin tanıtıldığı reklamdan akıllarda sadece maket Obama’nın “Gurrantiyy” deyişi kaldı. Ayrıca kredi oranının ne kadar iyi, ne kadar avantajlı olduğuyla kimse ilgilenmedi.

2- 1 sene kadar önce “Jean Amerika’nın şalvarıdır” diyen DeFacto markası, Obama Ekonomisinden nemalanmak için kampanya sloganını güncelledi. “Jean, Obama’nın şalvarıdır”. Evet, dikkati çeken, çarpıcı bir slogan olmuştu ama bu konunun Obama neresindeydi?

3- Bugün Friendfeed’de paylaşılmış bir görselde siyah, yuvarlak çikolataların üzerinde “Obama / Kestaneli” yazısı göze çarpıyordu. Türklerin pratik ve ticari zekası olarak kısaca açıklanabilen ama aslında detayında “bir trendin etinden, sütünden, derisinden ve gerisinden faydalanmak”tan başka birşey olmayan, basit bir espriden ibaret olan hareket olarak hafızalarımıza konuk oldu.

4- Yerel seçimlerde İstanbul’da çok önemli bir ilçenin, iktidar partisine mensup belediye başkan adayının seçim sloganı “OBAMbaşka” idi. Web sitesi adresi olarak da bu fikrin sahipleri www.obambaska.com’u tercih etmişti.

Bir trend, tüm dünyayı ilgilendiren bir ülke lideri ve bir magazin hikayesi. Acaba trendleri reklama ve ticari gelire dökmek için, popüler bir isim yeterli mi? Hikayesinin hikayenize uygun olup olmamasının hiç mi önemi yok? 

Bunca hikaye arasında Bay Obama’nın herkesi şaşırtan bir kararlılıkla dünya merdivenlerini üçer beşer tırmanmasından, -beğenin/beğenmeyin, kabul edin/etmeyin- dünyanın lideri olmasına uzanan yolculuğundan ve “Bir hayalim var” söylemini “hayalimi gerçekleştirdim”e çevirmesinden hiçbir emare yok. 

Demek ki hikayenin özüne bakamıyoruz. Demek ki siyah adamın hikayesinden gerekli dersi almamışız. Otur! Sıfır!

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 You can leave a response, or trackback.

15 Comments

15 Responses



Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Additional comments powered by BackType