İki ve üçlerle dolu bir ülkenin hikayesi
Posted by in Fikirlerİki ve üçün bilinmeyen hikayesini, iki ve üçten yola çıkarak insanın hikayesini anlatacağım. İnsan iki ve üçlerden ibaret, kaderin içinde ikiler ve üçler var.


İki ve üçün tuhaf hikayesine başlayalım;
İki en küçük ve ilk asal sayı, aynı zamanda tek “çift asal sayı”dır. Asal sayı da kendisinden başka “böleni” olmayan sayıdır. Ve ne ikilemdir ki aynı zamanda tek “çift asal sayı”dır.
Oysa hep ikiler böldü bizi, bir bölünme olunca ikilik dedik adına, oysa üçlük masum bir basketbol terimiydi.
Yol ayrımlarında hep iki yol vardı ve ardımızda bunlardan birine doğru yürümeye zorlayan fikri dipçikler.
İki yüzlülüğe hep kızdık, oysa iki farklı yüzü olandansa üç farklı yüzü, üç ayrı maskesi olan daha tehlikeli değil miydi? Olsun, ikiydi iki yüzlükte kötü olan.
Bir kadın ise savaşa sebep, hep iki adam olur, dikkat ettiniz mi? Ortada üç adam olmaz hiçbir zaman. Düello iki kişiliktir. Biri yerde kalır sonunda, toz toprak içinde. Hani, nerede kaldı ikinin asallığı, hani ikiyi bölemezdi hiçbir başka sayı? Evet, bölemez, kendisinden başka..
Bir adayı ikiye böler büyük güçler, birbirlerinden başka hiçbir şeyle uğraşacak vakitleri olmasın diye. Hiç üç ayrı güce bölünen ülke gördünüz mü?
Parlementoda iki ayrı güç vardır. İktidar ve muhalefet, bazen biri yapar diğeri yıkar, bazen de biri yapamaz diğeri yaptıramaz..
İki melek tasvir edilir hep, biri sağ omzumuzda, biri sol omzumuzda, birisi iyiliğe yöneltir, birisi nerede bir zararlı iş, oraya davet eder seni, ikiliğin dik âlası.. Uzakta aramaya gerek bile yok, başınızı sağa sola çevirin, o gördüğünüz yerde..
İki, insanı bile kendi içinde böler, kararsız kalmak ikileme düşmektir zira.
İkinin yalnız ve soğuk yanı, kendi içindeki ikilemine karşı üçte güç vardır. Aile iki kişiyken bir yanları eksiktir hep ve hep komşunun çocuğunu severler. Ne zaman ki üç kişi olurlar, yüzleri güler. Üç, gününün ölçüsünü bilmeyen çocuksu bir devdir ve alabildiğine masumdur, iki ise kısa boyludur, az konuşur ve hesaplar yapar..
Bu ülkede bunca etnik kimlik varken bu ülkeyi ikiye bölmeleri boşuna mı, bölünenlerin ruhu bile duymadan. Değil.. Çünkü ikiye bölmenin ederi farklıdır. Tekrar dönelim matematiğe, iki stratejisi ile bölünen ülke, kendisinden başka kimsenin bölemeyeceği ülkedir, asaldır..
Bu ülkeyi de dışarıdan bir güçle bölmek mümkün değil diye, ikiye böldürdüler, ikiye böldüler. İki, bir tetikçiydi, keskin nişancıydı zira.
İki, antidemokratiktir. Zira bir var diye ikinci gelir. Bire savaş açmak için aksini savunur. Birin fikrinin aksini düşündüğü için değil, bire olan rekabetindendir savaşı.
Dikkat edin, hep ikiye bölünürüz tartışmalarda. Birincisi “böyle olmalıdır” derken ikincisi “hayır, böyle olmamalıdır” der. Çözüm üretmez, alternatifi yoktur, tek derdi biri bertaraf etmektir.
Türkiye’de tartışmalar bu yüzden hep iki kutupta yoğunlaşır. Üçüncü alternatif gelmez bir türlü. Çünkü üçüncü fikri söyleyebilmek için gerçekten bir fikri olmalı insanın.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 You can leave a response, or trackback.


İki; baskıcı, kati bir rakamdır benim için. Ona göre, hayat siyah beyazdır. Ya siyahtır ya beyaz. Ya benimsin ya toprağın… Oysa 3 öyle mi?? her zaman bir seçenek sunar, hiçbir zaman hayata siyah beyaz bakmaz. Daima grii tonları, alternatifleri mevcuttur. Çok demokrattır üç. Özgürlüktür…
Teşekkürler Ömer… Harika bir yazı olmuş.
Çok keyifli bir yazı olmuş.. Bununla birlikte 1 ve 0 içinde bir yazı hoş olur.. var ile yok’u anlatan..
İki melek tasvir edilir hep, biri sağ omzumuzda, biri sol omzumuzda, birisi iyiliğe yöneltir, birisi nerede bir zararlı iş, oraya davet eder seni, ikiliğin dik âlası..
Sağ melek iyilikleri yazar sol melek kötülükleri yazar. Zararlı işe yönlendiren 3 ncü melek kim?
peki Türkiye’de ne zman 3. fikir olusacak bunu yani 3. fikri ortaya atacak kadar akıllı insan stogumuz yok mu?
yazı harika ÖMER EKİNCİ’ye tesekkürler…