En son ne demis?...

  •  

Yeni Üniversite Mezununa İstediği İşe Girmenin 20 Altın Kuralı

Posted by Omer Ekinci | Posted in Üniversitelilere Altın kurallar | Posted on 06-07-2010

5

Yeni Üniversite Mezununa İstediği İşe Girmenin 20 Altın Kuralı

Okul bitti, sıra iş bulmakta. İstediğiniz gibi bir iş bulmak zor, istediğiniz maaşı bulmak zor, istediğiniz gibi bir ortamda çalışmak zor. Daha da ötesi iş bulmak zor. İlk iş tecrübeniz olacaksa zaten özgüven bunalımı yaşamanız da çok olası.

Bir işveren olarak şimdiye kadar yaptığım iş görüşmelerinden edindiğim deneyimlerle kimler kendini işe aldırmayı başardı, kimler aslında yapabilecekken kendini zorla! o işe aldırmadı sorularının cevaplarından yola çıkarak Yeni Üniversite Mezununa İstediği İşe Girme Rehberi olarak fayda sağlayabileceğini umduğum bu yazıyı kaleme aldım.

AÅŸağıdaki bilgiler aslında bu iÅŸin yazılmamış, hatta itiraf bile edilmemiÅŸ kurallarını içeriyor. Üzülerek söylüyorum ki hepsi iÅŸe yarıyor. Üzülerek söylüyorum ki iÅŸe girebilmek bugünün dünyasında biraz da strateji meselesi…

  1. Analiz yapmadan iş görüşmesine gitme.
    1. Şirketi iyi araştırın, bir rapor yazın ve yanızında götürün.
    2. Şirketin sizin ilgi alanınıza giren departmanının artılarını eksilerini ve o tarafa yapabileceğiniz katkıları yazın.
    3. Sizin açınızdan bir rakip analizi, üçüncü bir göz olarak rakiplerin ve şirketin durumunu yazın.
    4. Bu rapor şansını %50 arttıracak! İyi araştıran ve işine (daha başlamadan) bu kadar hakim birini kimse kaçırmak istemez.
    5. Ama bu raporu sunarken sırıtmak da yok :) “Bakın ben n’aptım, hehe kimse böyle bir rapor getirmedi deÄŸil mi?” gülüşü yok, sanki o rapor asli iÅŸinizmiÅŸ gibi bir ciddiyetle sunun.
  2. Diri ve capcanlı görün.
    1. Kendinden emin, temiz, şık ve pozitif enerji veren bir duruÅŸunuz olmalı. “Bu çocuk/kız ÅŸirketin enerjisini yükseltir, sırf ÅŸu pozitif duruÅŸu için bile iÅŸe alınabilir” izlenimi verin.
  3. Rakiplerini iyi tanı.
    1. O iÅŸe kimler baÅŸvurmuÅŸtur? Sizin o rakiplerden farklarınız nelerdir? Onlardan farklarını doÄŸru konumlandırırsanız (ama rakipleri kötülemeden, “ben onlardan iyiyim, onlar daha dünkü çocuk” gibi ukala bir tavır uyandırmadan) sizi iÅŸe alacak olan kiÅŸinin karar sürecine yardımcı olursunuz.
  4. En büyük kozun enerjin
    1. Bunu sözle söylemeyin ama karşınızdaki kişi  sizin diğer alternatiflerden farklı olduğunuzu ve aslında üniversiteden yeni mezun olmuş olmanın bir dezavantaj içerse de açığa çıkan enerjiniz düşünülürse avantaj da olabileceğinizi hissettirin. Hissettiremiyorsanız ima edin :)
  5. Okulu ön plana çıkartma!
    1. Bunu benden duymanızı istemezdim ama okula maalesef iÅŸ hayatındaki insanlar pek bakmıyor, hangi okulu bitirdiÄŸinizi çok da takmıyor! (Harvard’lı iseniz durum deÄŸiÅŸir ama öyle olsaydınız bu yazıyı okuyor olmazdınız :) ) Okulu ön plana çıkartmanız sizin gerçek hayattan bihaber olduÄŸun izlenimi verebilir. Okulunu bölümünü söyleyin ama üzerinde çok durmayın (Zaten Türkiye’de eÄŸitim sisteminin durumu ortada, üzerinde çok durursanız çökebilir!)
  6. MaaÅŸ talebi (Dikkat: Tuzak soru)
    1. Bazıları bu maddeden dolayı kızabilir ama ilk iÅŸe girerken sorulacak “MaaÅŸ talebiniz?” sorusuna sırf arkadaÅŸlarınızın büyük ÅŸirketlere giriÅŸte aldıkları yüksek maaÅŸlardan dolayı yüksek bir rakam söylerseniz uzun süre iÅŸ arayabilirsiniz. Bence o ÅŸirket gerçekten çalışmak istediÄŸin ÅŸirketse standart bir maaÅŸla baÅŸlayıp zamanla vazgeçilmez olur, ondan sonra da yüksek maaÅŸlar alabilirsin. Bu tuzak soruya “Birinci önceliÄŸim maaÅŸtan önce bu ÅŸirkette kalıcı olmak, maaÅŸ konusunda anlaÅŸabileceÄŸimizi düşünüyorum, siz ne kadar düşünüyordunuz?” gibi duygusal bir cevap verirseniz etkileyici olabilir. (Ama “Peki 300 Liraya baÅŸlayın derlerse kabul etmeyin elbette, sorumluluk kabul etmem :) )
  7. Birinci öncelik değil tek öncelik!
    1. Mutlaka ki bir aileniz, kız arkadaşınız, tuttuğunuz takım gibi öncelikleriniz var, hobileriniz var. Ama ilk işinize başlarken aklınızdaki her şeyi silin. Yepyeni bir iş hayatına atılırken karşınızdaki kişi, müstakbel işinizin hayatınızdaki 3. ya da 5. önceliğe sahip olduğu hissine sahip olmak istemez. Bu şansınızı azaltır. Akıllıca davranın, işin sizin için birinci önceliğe sahip olduğunu hissettirin. (Tabii gerçekten öyle olmasını sağlayın önce :)
  8. İstediğini hissettir!
    1. “Bu iÅŸi istiyorum!”u beden dilinizle, imalarınızla, mimiklerinizle, hazırlığınızla ve inceden sözlerinizle hissettirin. Hiçbir karar verici böyle bir izlenim veren birine kolay kolay “Hayır!” diyemez.
  9. “Seni neden alalım” sorusunun cevabı cebinde olsun.
    1. Bu soru önemli! Bir çok İK’cı ya sorar ya da sormadan cevabını arar. Bu sorunun cevabı sizde. Görüşmeye gitmeden önce bu soruyu kendinize yanıtlayın, sonra da karşınızdaki kiÅŸiye.
  10. Kendinden başka kimseye, hiçbir şeye güvenme.
    1. Tanıdıklar, eş dost sadece o randevuyu almanıza yardımcı olsun, işe girmenizi onlar sağlarsa ne o işten fayda elde edebilirsiniz ne de iş arkadaşlarınız size iyi gözle bakar. Siz de zaten hak etmediğiniz bir işte olduğunuzu bildiğiniz için rahat edemeyeceksiniz. O yüzden sadece kafanızdakilere güvenin.
  11. İyi düzenlenmiş, temiz bir CV, olmazsa olmaz!
    1. CV’nin içeriÄŸine deÄŸinmiyorum bile, neler olduÄŸundan çok onları nasıl sunduÄŸunuz önemli. Ama temiz, şık ve düzgün olmalı.
  12. Referansların “Reel” olsun.
    1. Hocalarınızı referanslara yazmayın. İş hayatında, akademik ünvanların referansı pek de geçerli değildir. İş hayatı, akademisyenlerin iyi elemandan anlamadığını düşünüyor. (Hocalar bana kızmasın lütfen). Referanslarınızı çok dikkatli seçin. İlk bakışta güven versin.
  13. Yol haritan cebinde mi?
    1. Gelecekte nerelerde olacağınıza dair, neler öğreneceÄŸinize ya da hangi istikamete gideceÄŸinize dair bir yol haritası size “kendini bilen, ne yaptığını ya da ne yapacağını bilen insan” izlenimi verir. (İzlenimden öte böyle biri olmak önemli elbette)
  14. Şirketler uzun vadeli elemanlar ister, uzun vadede o şirketin bir parçası olabilir misin?
    1. Karşınızdaki kişinin görmek isteyeceği en son izlenim o şirketi bir basamak olarak gördüğünüzdür. Uzun vadede o şirketin bir parçası olabilir misin? Bu soruya cevap istiyor karşınızdaki kişi.
  15. Diploman kadar mısın?
    1. Diploman kadar iseniz aynı okuldan mezun olan arkadaşınız sayısınca rakibiniz var demektir. Diplomaya kendinizden neler kattınız, diploma dışında kendinize neler kattınız, bunları vurgulayın.
  16. Åžirketin patronu gibi git!
    1. O ÅŸirketi önemsediÄŸinizi hatta platonik! olarak sevdiÄŸinizi hissettirin. (BaÅŸa dönersek hatırlarsınız, zaten sevmiyorsanız o ÅŸirkete gitmemiÅŸ olmanız gerekir) O ÅŸirketi düşündüğünüzü hissettirin. Hatta çayınıza tek ÅŸeker atıyorsanız, çaycı teyzeye diÄŸer ÅŸekeri uzatın, “ziyan olmasın” da dediniz mi, iÅŸlem tamam!)
  17. Gizem uyandır!
    1. Sizi beÅŸ dakikada çözemesin karşınızdaki. Sığ deÄŸil derinlikli olduÄŸunuzu fark ettirin. Akılda kalıcı olmalısınız, unutmayın. Sıradan olmayın, heyecanınızla heyecanlandırın ama “cool” duruÅŸunuzla da merak uyandırın. (Cool için özür diliyorum, Türkçe karşılığını bulamadım)
  18. Şirketin yüzü ol
    1. Sokakta, evde, arkadaÅŸlarınız arasında o ÅŸirketi temsil edebilecek misiniz? O ÅŸirketin adeta yüzü olabilecek misiniz? O ÅŸirkete yakışacak mısınız? O ÅŸirket size yakışıyor mu? Birbirinize yakışıyor musunuz ? :) Cevap “Evet” ise bunu karşınızdaki kiÅŸiye hissettirin.
  19. İnsan ilişkilerinin ve iletişiminin bir demosunu yap
    1. Hangi departmanda çalışıyor olursanız olun insan iliÅŸkileriniz çok iyi olmalı, görüşmede heyecanlı olabilirsiniz ama unutmayın, kimse sizin “normalde harika bir iletiÅŸimci olduÄŸunuzu ama o an heyecanlandığınız için donuk olduÄŸunuzu” düşünmez. Çayı getiren kiÅŸiyle, sekreterle ve diÄŸer personelle bile iyi bir göz teması ve iletiÅŸim kurun.
  20. Büyümüş de küçülmüş!
    1. Rekabete bir başka bakış açısı da bu. Yaşınızdan büyük olmalısınız o genç yaşta iyi bir şirkete girebilmeniz için. Olmanız gerekenden fazlası olmalısınız. Aksi takdirde işiniz zor.

Üniversitelilere”Altın” deÄŸerinde bir yaz tatili geçirmenin 20 Altın Kuralı

Posted by Omer Ekinci | Posted in Genel, Üniversitelilere Altın kurallar | Posted on 04-07-2010

20

Üniversitelilere”Altın” deÄŸerinde bir yaz tatili geçirmenin 20 Altın Kuralı

Düşünsenize, bir gün bir gazeteci sizinle röportaj yapacak ve bu röportajda şöyle bir paragraf başı olacak.

…2010 yazına kadar geçirdiÄŸi sıradan üniversite hayatının ardından 2010 yazında yaptıklarıyla hayatı deÄŸiÅŸti..

Evet bir cümleyle de olsa yeterince hayal kurduk. Şimdi bunu gerçekleştirelim. 20 Altın Kural Serisinin [1][2] devamı niteliğindeki bu yeni yazıya hazırsanız başlayalım.

  1. Öncelikle bu 3 aylık tatilden yüksek verim almayı birinci hedef kabul etmemiz gerekiyor. Yan gelip yatacağımız her günün bize batmalı.
  2. Sadece kariyer değil sosyal ve kültürel gelişimimiz için de bu yazı dönüm noktamız haline getirebiliriz. Bir kültür sanat rehberi edinip her hafta en az bir kültür sanat etkinliğine katılın. (Ben tiyatroyla başladım, inanılmaz iyi geliyor :) )
  3. İleride uzmanlaÅŸmak istediÄŸiniz iÅŸle ilgili sektörel dergileri takip edin. Oralardaki baÅŸarı hikayesi olarak anlatılan, bir anlamda size rol model olabilecek insanların hikayelerini okuyun ve o isimlere internetten ulaÅŸmaya çalışın. E-Posta adresini bulup bir e-posta yazın ve kendisine bir kahve ısmarlama teklifinde bulunun. Gülümseyerek kabul edecektir (Ya da cevap vermeyecektir, olsun ne kaybedersiniz?” Ama kendinizi iyi anlatmanız gerek, idealist bir gencin yenilikçi fikirlerini dinlemek istemeyecek kadar budala ise zaten kabul etmemesi kazancınız olur.)
  4. Hazır vakit varken oturup müstakbel uzmanlık alanınızla ilgili bir bloga başlayın. Örneğin Gıda Mühendisi iseniz http://gidamuhendisiningunlugu.blogspot.com gibi bir bloga sene içinde öğrendiklerinizi, araştırmalarınızı, başarılı gıda mühendisleriyle yapılmış röportajları yayınlayın. Bu blog size iş bile bulabilir, demedi demeyin.
  5. Gelecekte çalışmak istediÄŸiniz ÅŸirketlerin bir listesini çıkarın ve arayıp ilgililerle görüşüp ÅŸirketlerini çok beÄŸendiÄŸinizi ve bir fincan kahvelerini içmek istediÄŸinizi söyleyin. Randevu isteyin. Olmadı mı? Çat kapı gidip “Ben sizinle tanışmaya geldim, çayınız var mı?” diye sorun. (Tamam, çayınız var mı? demeyebilirsiniz, ben diyorum iÅŸe yarıyor) Åžimdi size kabul etmezler gibi geliyor ama emin olun gençler herkes için fırsatlar barındıran ilginç bir kitle.
  6. Bulunduğunuz ilden daha büyük illere küçük ziyaretlerde bulunun, kalacak yeriniz varsa birkaç günlüğüne, yoksa günübirlik şekilde, işinize yarayacak, fayda sağlayacak etkinliklere katılacak ziyaretler gerçekleştirin.
  7. Bir matbaaya gidip kendinize bir kartvizit bastırın. 1000′lik kartviziti 20 TL’ye bastırabilirsiniz. Çevrenizdeki insanların size bakış açısını bir anda deÄŸiÅŸtirecektir bu. Åžunu unutmayın, en önemli iÅŸ adamları, en popüler profesyoneller bile kartvizit taşıyor. Bu insanların bile ulaşılabilir olmaya ihtiyacı varsa emin olun sizin daha fazla ihtiyacınız var.
  8. Gönüllü staj yapın. Gelecekte çalışmak istediğiniz şirketlerden biriyle görüşürken, orada gönüllü staj yapmak istediğinizi söyleyin. Zor olabilir ama bunu çok istediğinizi söylerseniz hayır demeyeceklerdir. (Kuralımız, para istemek yok :)
  9. Yatma kalkma saatlerini ilk günden itibaren sıkı sıkıya koruyun. İpin ucu bir kaçarsa hiçbir planınızı yapamazsınız. Çünkü siz uyurken hayat hızla akacak, herkes uyurken siz ayakta olacaksınız. ÖSS aÄŸzıyla söyleyelim, “kaydırma yapma tehlikesi var!
  10. Tatil! Ben yıllardır (18 yaşımdan beri) hiç tatil yapmamakla ve hep çalışmakla övünmüş biri olarak itiraf ediyorum ki, tatil sizin performansınızı arttıracak bir unsurdur. Gözlerinizin altı şişik ve moralsiz bir şekilde bir ay çalışmak, keyifli bir tatile bir hafta ayırıp sonraki üç haftayı ışıl ışıl geçirmekten çok daha zarar ettirir size.
  11. Karar vermek için iyi bir zaman! En doğru kararları verebileceğiniz uzun ve geniş bir zaman. Bol bol karar alın, kendinizi gerçekten tanıdığınızı düşünüyorsanız planlı ve programlı bir insan olabilmek için kararlar alın ve uygulayın.
  12. Etkinlikleri kaçırmayın. Mesela bizim BuluÅŸtrend’lerle baÅŸlayabilirsiniz. BaÅŸarı için iyi ve güçlü bir çevreye ihtiyacınız var unutmayın.
  13. Hobi edinin, kursa gidin. Dil kursu olabilir, diksiyon kursu olabilir, kurslara gidin. Tabii ki bir yöneliminiz olsun ve bu doğrultudaki kursları seçin
  14. Rekabeti iyi kullanın. Yazın herkesin of-pof ettiği bu sıcak günlerinde ne yaparsanız yapın rekabette akranlarınızdan öne geçersiniz. Bu rekabeti kullanın
  15. İlk girişiminize bu yaz imza atmaya ne dersiniz? Minik de olsa bir girişime bu 3 aylık dönemde imza atmaya ne dersiniz? Bir girişime nasıl başlanır ya da bir girişim fikri nasıl bulunur sorularının cevaplarını arıyorsanız benimle veya diğer birçok başarılı girişimci arkadaşımla iletişime geçin ama bir fikriniz varsa şimdi başlamanın tam zamanı.
  16. Spora başlayın. Yaz dönemi sıcaklarla birlikte spor yapmayı zorlaştırsa da bu dönemde edineceğiniz bir spor alışkanlığı uzunca bir dönem bırakmadan sürdürmenizi sağlar
  17. Kendinizden büyük arkadaşlar edinin, sohbet edebileceğiniz, farklı fikirler edinebileceğiniz, farklı bakış açılarının zenginliğini size katacak yeni arkadaşlar edinin.
  18. Günlük gazeteleri takip edin. Dergileri takip edin, internette takip ettiğiniz bloglar ya da portaller mutlaka olsun.
  19. Google!Google!Google! Saatlerce araştırma yapın, Google Trends ile insanların neler araştırdığını araştırın ve onlara yönelik fikirler üretin.
  20. Şimdi! Hemen şimdi bir adım atın. Mesela bu yazıya bir yorum yazın ya da bu yazıya yönelik eleştirilerinizi içeren bir e-posta gönderin. Tanışmıyorsak tanışalım, tanışıyorsak yeni fikirlerden konuşalım :)

Bu yaz bir şeyler yapın! Mutlaka ama mutlaka bir şeyler yapın. Bu yaz sizin biyografinizdeki dönüm noktası olsun. Ne dersiniz?

Google!