Pazar sabahlarına iliÅŸkin plan yapmayı ve sabahın en erken saatlerinde kendimi sokaÄŸa atmayı çok seviyorum. Çünkü diÄŸer türlü haftayı 6 gün yaÅŸamış kabul ediyorum. Dinlenmeyi akÅŸama kadar yatmak olarak gören bir millet olarak Pazar günlerimizi hiç de iyi deÄŸerlendiremediÄŸimizi kabul etmek gerek.Â
Bu Pazar sabahı için günler öncesinden randevulaÅŸtığım, yaşından büyük bir adamla, Nurettin ÖzdoÄŸan ile Bebek’te buluÅŸtuk. Güzel bir kahvaltı eÅŸliÄŸinde sohbet ettik uzun uzun. Hayallerini anlattı, hayallerinden gerçeklere dönüşenleri anlattı, hayallerini gerçeklere nasıl dönüştüreceÄŸini anlattı. Yeni projeleri KariyerGenç ile ilgili konuÅŸtuk ağırlıklı olarak.Â
KariyerGenç’ten bahsederken kendimi zaman makinesine binip GittiGidiyor.com, yemeksepeti.com, kariyer.net gibi baÅŸarılı projelerden birinin baÅŸladığı günlere gitmiÅŸ hissettim. Biliyorsunuz, ben web giriÅŸimlerinden pek anlamam, hangisi tutar hangisi tutmaz bilemem. Ama Nurettin’i dinlerken dedim ki kendime “Ömer, bu söylenenleri iyi dinle, birkaç yıl sonra tüm gazeteler bu projeden bahsettiÄŸinde, bir yerde yemek yerken yan masadaki iki kiÅŸi KariyerGenç’ten bahsettiÄŸinde  bu projenin doÄŸumuna ÅŸahit olduÄŸunu anımasayacaksın”
Çok keyif aldım, isimlerini tek tek anmak istediğim bu kocaman, heyecanlı ve yaptığını bilen dev ekibin daha henüz kimsenin bilmediği gizli başarı hikayesini dinlemekten.  Nurettin Özdoğan, Hasan Toprakkaya, Sinan Kaplan, Münteha Mangan, Çağatay Dökümcü, Samet Ensar Sarı, Nazmiye Altındaş, Esra Nur Üçkol, Emre Talay, Merve Kuzu, Irmak Eyiceoğlu, Enis Çiftçi, Elif Akbez, Recai Öğcem, hepsinin adını not aldım hatırlamak gerekecek diye. Bu listede bulunan Nurettin, Hasan, Sinan ve Esra Nur, zaten çok değerli arkadaşlarımdı, onların başarılarına seyirci olmak bile güzel.
Bir de tabi günün en güzel karesini yakalama fırsatını kaçırmayarak önemli bir ana tanık olmamı da anlatmadan geçemeyeceÄŸim. Nurettin’le sohbet ederken arka masasındaki kadının gazetesini çok mahcup bir ifade ile gösterdi Nurettin. Baktığımda arka masamızdaki hanımefendinin Nurettin’in köşe yazısını okuduÄŸunu gördüm. Kendiminmişçesine sevindim, onur duydum. Bu kareyi fotoÄŸraflayıp ölümsüzleÅŸtirmeden olmazdı deÄŸil mi ?
