En son ne demis?...

  •  

Sizin hiç babaanneniz öldü mü? Benim bir kere öldü.. Kör oldum

Posted by Omer Ekinci | Posted in Omer'in dostları | Posted on 16-02-2010

8

Bugün aylardır serviste olduğu için uzun süredir kullanamadığım Blackberry’min içindeki fotoğraflara baktım. En yakın dostumu, en güzel arkadaşımı, en sıcak ve içten sevgilimi buldum fotoğraflarda. Hep iş paylaşmışım bu blogda, bunu düşündüm sonra. Babaanne, buyur.. Blogumun ana sayfasını sen süsle, senin güzel yüzün, tatlı gülüşünle dur burada biraz .. Seni çok özledim babaanne.. Çok özledim

Kişiselleştirmenin güzelliği – Nezaketin güzelliği

Posted by Omer Ekinci | Posted in Aktüel, Omer'in dostları | Posted on 05-01-2010

3

Çok genç bir kardeşim, baktığımda kendimi gördüğüm, okula geri geri adımlarla, işe ise koşaradım giden bir genç : Mert Yaşar Tavşancı. Onu size yakında tanıtacağım, hatta bir de sürpriz röportajını izleyeceksiniz. Mert büyümüş de küçülmüş, aile şirketinin dümenine geçmiş (Hem de -şükür ki- abisi ve babası hayattayken). Neyse Mert’e yeniden değineceğiz.

Dünkü şu feed’im sonucu Mert bugün arızalı yazıcısını yolladı. Çok keyif alıyorum burada tanıştığım insanlarla gerçek hayatta da bir şeyler yapmaktan. Bizim teknik servise yolladığı yazıcının yanında bir de hediye yolladı bu genç arkadaşım.

İki ayrı şeyi hatırlattı bu hediye. Birincisi ustam Uğur Özmen‘in bir yazısında da bahsettiği bir kavram : Kişiselleştirmenin önemi. 2010′da artacak ve 2010′dan sonraki dönemde hediye, promosyon, giyim ve aksesuar sektörlerine damgasını vuracak olan bu kavramın etkileri git gide artıyor. Artacak da. Birine dünyanın en güzel kalemini de hediye etseniz, bu kalemin bende bıraktığı etkiyi bırakmasını sağlamanız zor.

İkincisi ise nezaket. Bu kadar genç birinin Türk kültüründeki hediyeleşmeyi, alınan tabağı geri boş vermemeye benzeyen bu nazik adetleri bilmesi ve uygulayabilmesi çok güzel. Hele de her şeyin bir fiyatının olmaya başladığı günümüzde.

Mert Yaşar Tavşancı‘ya ve Mert Promosyon‘a çok teşekkürler

2. Buluştrend Buluşması 12 Aralık Cumartesi Astoria Caffe Nero’da

Posted by Omer Ekinci | Posted in Başarı hikayeleri, Omer'in dostları | Posted on 07-12-2009

56

bulustrend2

2. Buluştrend Buluşması 12 Aralık Cumartesi Astoria Caffe Nero’da

Birincisini zor şartlar altında, ağır yağışlı bir günde gerçekleştirdiğimiz, buna rağmen 50 kişiye yakın bir katılımla amacına fazlasıyla ulaşan Buluştrend’in ikincisini Aralık ayı’nın ortalarında, 12 Aralık Cumartesi saat 15.00’de gerçekleştireceğiz.

Cumartesi ve öğleden sonra olması nedeniyle ve kaliteli katılımıyla ilk buluşmaya gelen değerli katılımcıların beğenilerini kazanan Buluştrend’de bu ay yine Geliştrend Yazarları, sektörün önde gelen girişimci ve yöneticileriyle buluşacak, genç girişimci ve girişimci adayları da akıllarındaki soruları konularının uzmanlarına soracak.

Aynı zamanda yeni iş bağlantıları kurmak için de iyi bir platform olmasını istediğimiz Geliştrend Buluşmalarını kaçırmayın.

facebook_32Facebook Etkinlik Sayfası :

caffeeeee

Ben hiç bir öğretmenimi unutmadım!

Posted by Omer Ekinci | Posted in Hayattan hikayeler, Omer'in dostları | Posted on 24-11-2009

6

ogrbasNeyi hangi yıl yaptım, neyi yaptığımda kaç yaşındaydım, İstanbul’a hangi yıl geldim, hangi yıl para kazandım, hangi yıl kaybettim.. Hiç birini aklımda tutmadığımı görüyorum bugüne geldiğimde.

Çocukluğumdan, çocukluğumun da başladığı yıllardan beri bir şeyi hiç unutmadım : Öğretmenlerimi

Bugün hepsinin sınıflarına sırayla gidip, usulca oturuyorum arka sıralardan birine, onlar derslerini anlatmaya devam ediyorlar, ben dinliyorum, yüzlerine bakıyorum uzun uzun.

Annem olanlar var, ablam olanlar var, babam gibi sevdiklerim var aralarında.

Hepsinin ellerinden binlerce kez öpüyorum. Başımın tacı öğretmenlerim, sizleri hiç unutmuyorum!

Not: Çok sevdiğim bir güzel öğretmenin de öğretmenler gününü kutlarım.

Zippo çakmak, bir cep telefonu ve sinemada filim izlemek

Posted by Omer Ekinci | Posted in Omer'in dostları | Posted on 11-07-2009

16

Bir alışveriş merkezinde etkinlik yapıyorduk. Birkaç gün vardı yeni yıla girmeye. Alışveriş merkezinin sürpriz noktalarından Bluetooth ile gelen cep mesajlarını bizim standımıza getirenler isimlerini yazdırıyor, eğer 10 ve katlarında bir sıra numarası alırsa anında bir sinema bileti bedava kazanıyordu.

İki genç yaklaştı standa. Alışveriş merkezinde temizlik elemanı olarak çalışıyorlardı. Yarışmaya katılamıyorlardı ama sohbet de parayla değildi ya, bizim standın yanından geçerken belli belirsiz konuştu gençlerden biri.

“Bizim bu sene Mehmet’le (yanındaki arkadaşı) üç hayalimiz vardı. Birincisi bir Zippo çakmağa sahip olmak, ikincisi ilk cep telefonumuzu almak ve üçüncüsü sinemada filim izlemek… Ama bu yıl olmadı, seneye biraz daha çalışırsak üçü de olacak”

Bir yılı bir Zippo çakmak, bir cep telefonu ve sinemada ilk defa film izleme deneyimini tatmak için geçirmek ve bu hayallere ulaşamamak. Bir yılı daha doldurduğum bugünde aklıma bu anı geliverdi birden. Standdaki arkadaşlarım anlattığında derinlere dalmıştı gözlerim birden. Birden “Ömer, sen neyi hayal ediyorsun bir yıl için?” diye soruvermiştim. Çok şeyler bekliyordum hayattan, çok şeyler sunmuştu bana bugüne kadar beni yaratan. Çok güzel bir işim ve çok sevdiğim bir ekibim, ne derdimde ne tasamda ne keyfimde beni asla yalnız bırakmayan çok sevgili arkadaşlarım, dostlarım.. Bana çok güvenmiş/güvenen annem, babam.. Benim her hareketimi dikkatle izleyen, her yaptığımı yapan, hatamla hata yapıp güzelliklerimle olgunlaşan 3 yürekli genç adam, kardeşlerim.. Bana 17 yaşımda, 19 yaşımda, 20 yaşımda, 23 yaşımda, her halimde her fikrimde, her geliştirdiğim üründe, hizmette ve çözümde bana inanan ve güvenen müşterilerim, beni yaratıp bana bu güzel hayatı bahşeden, beni böyle güzel bir çevrenin içine layık gören Yüce Yaradan ve şuan bu satırları okuyan kişi, evet sen!, Çok teşekkür ederim hepinize, çok teşekkür ederim.. Bütün yüreğimle, bütün benliğimle yaşamıma anlam katan sizlere şükranım olacak her hareketim.

Sevmediğim hiç kimse yok, sevmemek duygusunu bilmem, nefretle tanışmışsam “buralarda dolaşma” diye üstüne yürümüşlüğümdendir. Ben sizleri çok sevdim, kızdıklarımı da çok sevdim, bana kızanları ve beni sevmeyen birileri varsa onları da..

Doğum günüm kutlu olsun ve .. iyi ki varsınız!

BÖ! Gecesi video röportajları burada!

Posted by Omer Ekinci | Posted in Omer'in dostları, Röportajlar | Posted on 04-05-2009

1

BÖ! Gecesi röportajları  @ voderaTV

Biliyorsunuz ben blogdan filan pek anlamam. O yüzden Blog Ödüllerini Türk Blog camiasının önemli isimlerine sordum, bakın ne cevaplar aldım..

Blog Ödülleri 2009 enfes bir akşam buluşması olarak hatıralarımızdaki yerini aldı. Eray Endeş, İlker Utlu, Burcu Şensoy ve diğer tüm BÖ! ekibinin ellerine sağlık.

Sevgili dostum Sadık Kocabaşa’nın doğumgünü bugün..

Posted by Omer Ekinci | Posted in Omer'in dostları | Posted on 17-03-2009

15

 

Bir yılda iş, güç, yolculuk, fuar ve oda arkadaşlığı gibi birçok ortak zamanlar paylaştık. İnsanı dinlendiren sakinlikte duruşu ve konuşmasına mukabil insanı yoran bir tempoda çalışmasına ayak uydurabilmek güç.

Yakın yaşlarda, yakın kaderlere sahip iki genç girişimci olarak zorlu yolculuğa yelken açmış, okyanusta ilerlerken tanıştık. 

Bu genç adam, arada aramazsa/aramazsam “birşeyler eksik” dedirtecek kadar değerli oldu 1 senede. 

Ne zaman arkadaşlığına, dostluğuna ihtiyaç duysam yanımda oldu, geri çevirmedi, şikayet etmedi. Daha dün hasta haliyle bir projem için model olmayı kabul etti. 

Uzun yıllar sürecek bir dostluğun filizlendiği ilk seneden, Sadık’ın kutladığım ilk doğumgününe geldik, nice güzel yaşlara genç adam, nice keyifli, mutlu, huzurlu senelere.

Birlikte nice yaşlar, nice başarılar kutlamak dileğiyle..

 

Sadık Kocabaşa Mutlu seneler!

Sadık Kocabaşa Mutlu seneler!

Nurettin Özdoğan’la pazar kahvaltısı ve düşündürdükleri..

Posted by Omer Ekinci | Posted in Başarı hikayeleri, Omer'in dostları | Posted on 22-02-2009

3

Pazar sabahlarına ilişkin plan yapmayı ve sabahın en erken saatlerinde kendimi sokağa atmayı çok seviyorum. Çünkü diğer türlü haftayı 6 gün yaşamış kabul ediyorum. Dinlenmeyi akşama kadar yatmak olarak gören bir millet olarak Pazar günlerimizi hiç de iyi değerlendiremediğimizi kabul etmek gerek. 

Bu Pazar sabahı için günler öncesinden randevulaştığım, yaşından büyük bir adamla, Nurettin Özdoğan ile Bebek’te buluştuk. Güzel bir kahvaltı eşliğinde sohbet ettik uzun uzun. Hayallerini anlattı, hayallerinden gerçeklere dönüşenleri anlattı, hayallerini gerçeklere nasıl dönüştüreceğini anlattı. Yeni projeleri KariyerGenç ile ilgili konuştuk ağırlıklı olarak. 

KariyerGenç’ten bahsederken kendimi zaman makinesine binip GittiGidiyor.com, yemeksepeti.com, kariyer.net gibi başarılı projelerden birinin başladığı günlere gitmiş hissettim. Biliyorsunuz, ben web girişimlerinden pek anlamam, hangisi tutar hangisi tutmaz bilemem. Ama Nurettin’i dinlerken dedim ki kendime “Ömer, bu söylenenleri iyi dinle, birkaç yıl sonra tüm gazeteler bu projeden bahsettiğinde, bir yerde yemek yerken yan masadaki iki kişi KariyerGenç’ten bahsettiğinde  bu projenin doğumuna şahit olduğunu anımasayacaksın”

Çok keyif aldım, isimlerini tek tek anmak istediğim bu kocaman, heyecanlı ve yaptığını bilen dev ekibin daha henüz kimsenin bilmediği gizli başarı hikayesini dinlemekten.  Nurettin Özdoğan, Hasan Toprakkaya, Sinan Kaplan, Münteha Mangan, Çağatay Dökümcü, Samet Ensar Sarı, Nazmiye Altındaş, Esra Nur Üçkol, Emre Talay, Merve Kuzu, Irmak Eyiceoğlu, Enis Çiftçi, Elif Akbez, Recai Öğcem, hepsinin adını not aldım hatırlamak gerekecek diye. Bu listede bulunan Nurettin, Hasan, Sinan ve Esra Nur, zaten çok değerli arkadaşlarımdı, onların başarılarına seyirci olmak bile güzel.

Bir de tabi günün en güzel karesini yakalama fırsatını kaçırmayarak önemli bir ana tanık olmamı da anlatmadan geçemeyeceğim. Nurettin’le sohbet ederken arka masasındaki kadının gazetesini çok mahcup bir ifade ile gösterdi Nurettin. Baktığımda arka masamızdaki hanımefendinin Nurettin’in köşe yazısını okuduğunu gördüm. Kendiminmişçesine sevindim, onur duydum. Bu kareyi fotoğraflayıp ölümsüzleştirmeden olmazdı değil mi ?

bebekteki-kahvaltida-nurettini-okuyan-bayan.jpg

eTohum TV’de Burak Büyükdemir ile ayaküstü söyleşi

Posted by Omer Ekinci | Posted in Aktüel, Genel, Omer Ekinci, Omer'in dostları, Profesyonel yaşam, Reklam ve pazarlama, Yeni trendler | Posted on 04-09-2008

3