Üniversitelilere”Altın” değerinde bir yaz tatili geçirmenin 20 Altın Kuralı
Posted by Omer Ekinci | Posted in Genel, Üniversitelilere Altın kurallar | Posted on 04-07-2010
17
Düşünsenize, bir gün bir gazeteci sizinle röportaj yapacak ve bu röportajda şöyle bir paragraf başı olacak.
…2010 yazına kadar geçirdiği sıradan üniversite hayatının ardından 2010 yazında yaptıklarıyla hayatı değişti..
Evet bir cümleyle de olsa yeterince hayal kurduk. Şimdi bunu gerçekleştirelim. 20 Altın Kural Serisinin [1][2] devamı niteliğindeki bu yeni yazıya hazırsanız başlayalım.
- Öncelikle bu 3 aylık tatilden yüksek verim almayı birinci hedef kabul etmemiz gerekiyor. Yan gelip yatacağımız her günün bize batmalı.
- Sadece kariyer değil sosyal ve kültürel gelişimimiz için de bu yazı dönüm noktamız haline getirebiliriz. Bir kültür sanat rehberi edinip her hafta en az bir kültür sanat etkinliğine katılın. (Ben tiyatroyla başladım, inanılmaz iyi geliyor
) - İleride uzmanlaşmak istediğiniz işle ilgili sektörel dergileri takip edin. Oralardaki başarı hikayesi olarak anlatılan, bir anlamda size rol model olabilecek insanların hikayelerini okuyun ve o isimlere internetten ulaşmaya çalışın. E-Posta adresini bulup bir e-posta yazın ve kendisine bir kahve ısmarlama teklifinde bulunun. Gülümseyerek kabul edecektir (Ya da cevap vermeyecektir, olsun ne kaybedersiniz?” Ama kendinizi iyi anlatmanız gerek, idealist bir gencin yenilikçi fikirlerini dinlemek istemeyecek kadar budala ise zaten kabul etmemesi kazancınız olur.)
- Hazır vakit varken oturup müstakbel uzmanlık alanınızla ilgili bir bloga başlayın. Örneğin Gıda Mühendisi iseniz http://gidamuhendisiningunlugu.blogspot.com gibi bir bloga sene içinde öğrendiklerinizi, araştırmalarınızı, başarılı gıda mühendisleriyle yapılmış röportajları yayınlayın. Bu blog size iş bile bulabilir, demedi demeyin.
- Gelecekte çalışmak istediğiniz şirketlerin bir listesini çıkarın ve arayıp ilgililerle görüşüp şirketlerini çok beğendiğinizi ve bir fincan kahvelerini içmek istediğinizi söyleyin. Randevu isteyin. Olmadı mı? Çat kapı gidip “Ben sizinle tanışmaya geldim, çayınız var mı?” diye sorun. (Tamam, çayınız var mı? demeyebilirsiniz, ben diyorum işe yarıyor) Şimdi size kabul etmezler gibi geliyor ama emin olun gençler herkes için fırsatlar barındıran ilginç bir kitle.
- Bulunduğunuz ilden daha büyük illere küçük ziyaretlerde bulunun, kalacak yeriniz varsa birkaç günlüğüne, yoksa günübirlik şekilde, işinize yarayacak, fayda sağlayacak etkinliklere katılacak ziyaretler gerçekleştirin.
- Bir matbaaya gidip kendinize bir kartvizit bastırın. 1000′lik kartviziti 20 TL’ye bastırabilirsiniz. Çevrenizdeki insanların size bakış açısını bir anda değiştirecektir bu. Şunu unutmayın, en önemli iş adamları, en popüler profesyoneller bile kartvizit taşıyor. Bu insanların bile ulaşılabilir olmaya ihtiyacı varsa emin olun sizin daha fazla ihtiyacınız var.
- Gönüllü staj yapın. Gelecekte çalışmak istediğiniz şirketlerden biriyle görüşürken, orada gönüllü staj yapmak istediğinizi söyleyin. Zor olabilir ama bunu çok istediğinizi söylerseniz hayır demeyeceklerdir. (Kuralımız, para istemek yok
- Yatma kalkma saatlerini ilk günden itibaren sıkı sıkıya koruyun. İpin ucu bir kaçarsa hiçbir planınızı yapamazsınız. Çünkü siz uyurken hayat hızla akacak, herkes uyurken siz ayakta olacaksınız. ÖSS ağzıyla söyleyelim, “kaydırma yapma tehlikesi var!“
- Tatil! Ben yıllardır (18 yaşımdan beri) hiç tatil yapmamakla ve hep çalışmakla övünmüş biri olarak itiraf ediyorum ki, tatil sizin performansınızı arttıracak bir unsurdur. Gözlerinizin altı şişik ve moralsiz bir şekilde bir ay çalışmak, keyifli bir tatile bir hafta ayırıp sonraki üç haftayı ışıl ışıl geçirmekten çok daha zarar ettirir size.
- Karar vermek için iyi bir zaman! En doğru kararları verebileceğiniz uzun ve geniş bir zaman. Bol bol karar alın, kendinizi gerçekten tanıdığınızı düşünüyorsanız planlı ve programlı bir insan olabilmek için kararlar alın ve uygulayın.
- Etkinlikleri kaçırmayın. Mesela bizim Buluştrend’lerle başlayabilirsiniz. Başarı için iyi ve güçlü bir çevreye ihtiyacınız var unutmayın.
- Hobi edinin, kursa gidin. Dil kursu olabilir, diksiyon kursu olabilir, kurslara gidin. Tabii ki bir yöneliminiz olsun ve bu doğrultudaki kursları seçin
- Rekabeti iyi kullanın. Yazın herkesin of-pof ettiği bu sıcak günlerinde ne yaparsanız yapın rekabette akranlarınızdan öne geçersiniz. Bu rekabeti kullanın
- İlk girişiminize bu yaz imza atmaya ne dersiniz? Minik de olsa bir girişime bu 3 aylık dönemde imza atmaya ne dersiniz? Bir girişime nasıl başlanır ya da bir girişim fikri nasıl bulunur sorularının cevaplarını arıyorsanız benimle veya diğer birçok başarılı girişimci arkadaşımla iletişime geçin ama bir fikriniz varsa şimdi başlamanın tam zamanı.
- Spora başlayın. Yaz dönemi sıcaklarla birlikte spor yapmayı zorlaştırsa da bu dönemde edineceğiniz bir spor alışkanlığı uzunca bir dönem bırakmadan sürdürmenizi sağlar
- Kendinizden büyük arkadaşlar edinin, sohbet edebileceğiniz, farklı fikirler edinebileceğiniz, farklı bakış açılarının zenginliğini size katacak yeni arkadaşlar edinin.
- Günlük gazeteleri takip edin. Dergileri takip edin, internette takip ettiğiniz bloglar ya da portaller mutlaka olsun.
- Google!Google!Google! Saatlerce araştırma yapın, Google Trends ile insanların neler araştırdığını araştırın ve onlara yönelik fikirler üretin.
- Şimdi! Hemen şimdi bir adım atın. Mesela bu yazıya bir yorum yazın ya da bu yazıya yönelik eleştirilerinizi içeren bir e-posta gönderin. Tanışmıyorsak tanışalım, tanışıyorsak yeni fikirlerden konuşalım
Bu yaz bir şeyler yapın! Mutlaka ama mutlaka bir şeyler yapın. Bu yaz sizin biyografinizdeki dönüm noktası olsun. Ne dersiniz?


















