brokenwindow

“Kırık Cam Teorisi” ABD’li suç psikologu Philip Zimbardo’nun 1969’da yaptığı bir çalışmadan yola çıkılarak geliştirilmiştir. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, fakir Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bıraktı. Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı. Sonuçta Bronx’taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı.

Ardından Zimbardo ve iki öğrencisi ’sağ kalan’ otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdı. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki zengin ve beyazlar da olaya dâhil oldu. Birkaç dakika sonra otomobil kullanılmaz hale gelmişti. “Demek ki” diyordu Zimbardo, “ilk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek.  Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.

Teori basit. Şimdi de bu teoriyi iş hayatına uyarlayalım

Bir şirkette alınan kararların uygulanmasında açılacak en küçük bir istisna (Ki genelde bu istisna, bu karara imza atan patronun ta kendisi olur) kararın uzun vadede başarılı bir şekilde uygulanmışlığına zarar verir. Kararı atıl hale getirir.

Şirket içindeki tüm uygulamalar büyük bir ciddiyetle uygulanmalı. Ceza sistemi mi var? Elbette cezanın istisnai halleri, uygulanamayacağı durumlar olabilir. Ama bu durumlar bile doğru iletişimle hem söz konusu çalışana hem de bu çalışanla aynı pozisyondaki kişilere izah edilmeli. Aksi takdirde insanlar “Ceza var ama uygulanmıyor nasılsa..” diye bir boşvermişlik hali içine girer. Kısacası, iletişimi doğru yapılmamış her istisna sonraki seferler için emsal teşkil ediyor.

Diğer yandan müşterilere yönelik uygulamalarda, satış ve fiyat stratejilerinde de o ilk camı kırdırmamak gerekiyor. Bununla ilgili bir öneri: 500 TL‘lik bir ürünü kampanyayla 250 TL‘ye indirirseniz o ürünün psikolojik fiyatı artık 250 TL‘dir. Aynı kişiye ya da o kişiyle temas halinde olan başka bir kişiye bir daha 250 TL‘den satamazsınız. Aynı anlama gelse de “1 ürün alana 1 ürün hediye” kampanyası bile psikolojik olarak fiyatı 250′ye düşürmez.

Ya da bir müşterinize o günkü kargo firmasındaki aksilikten (Zira hep olur bu!) dolayı ürünü kuryeyle yolladıysanız, bir sonraki siparişte de kurye hizmetiyle almayı talep eder. İlk kurye gönderiminde açıklamanızı “Bu sefere mahsus, maliyetlerimiz el vermediği halde sırf sizin işiniz görülsün diye bu kez böyle yapıyoruz, bundan sonraki siparişlerde yine kargo ile göndeririz” şeklinde net bir biçimde belirterek bir sonraki talepleri için elinizi güçlendirirsiniz. “Ama biz açıklamasını yapmıştık” şeklinde.

Kısacası iş hayatında olsun, özel hayatta olsun “Bir kereden bir şey olmaz” mantığından kurtulmak gerekiyor. Bir kereden “çok” şey olur!

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Erdal Erdoğdu ve Şapka Takımı’nın düzenlediği Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi etkinliğinde yaptığım “Facebook’u Bir Türk Kurmuş Olsaydı” sunumumu üniversitenin sunucularına yüklemişler.

Biraz izledim, keyifli geçmişe benziyor.

Umarım siz de keyif alırsınız. Şimdi buyrun; “Facebook’u bir Türk Kurmuş Olsaydı”

eyvah

“Eyvah! Üniversite Bitti! Ne yapacağım?” Korkusundan Kurtulmanın ve İş Hayatına Başarılı İlk Adımın 20 Altın Kuralı

Okul bitiyor, heyecan dorukta. Hayata mı atılacaksın, hayatta atıl mı kalacaksın. Bunun arası incecik bir çizgi. Aynı okulu bitiren, aynı diplomaya, aynı sertifikalara sahip binlerce gençten birisin belki ama yine de umutsuz olma. Bu 20 altın kuraldan mutlaka büyük bir kısmı işine yarayacak. İlk adımı kendinden emin olarak atarsan gelecek daha güzel gelecek.

  1. Stresten kurtulun
  2. Okul arkadaşlarınızdan farklarınızı bulun ve o farklara odaklanın
  3. CV “saçma”yın. “Her ilden her telden” bulduğunuz her şirkete CV göndermeyin.
  4. Okulunuzdan iş hayatına en yakın olan hocalarınızla sohbet edin fikirlerini alın.
  5. Hemen harekete geçmeyin, biraz dinlenin. Kendinizi dinleyin.
  6. İmkanınız varsa bir tatil yapın ama yoksa da evde günde 18 saat yatarak dinlenmeye çalışmayın.
  7. Ailenizin üstünüzde oluşturacağı baskıyı –ah o baskı yok mu o baskı!- çok dinlemeyin. Mümkünse dalga geçin ama bakışlarınızla onlara ne yapacağınızı bildiğinizi hissettirin. “Kontrol bende” mesajı verin.
  8. İleride yer almak istediğiniz sektörle ilgili araştırma yapın. Hatta o alandaki en önemli insanları araştırın. (CEO’ları, şirket kurucularını, genel müdürleri, çaktırmadan bir de İK müdürlerini).
  9. Networking’in önemini unutmayın. Olmak istediğiniz alanla ilgili etkinlikleri kaçırmayın ama gittiğiniz yerde “işe girmek için uğraştığınız” izlenimini vermeyin. Tanışmaktan daha önemli bir şey varsa o da kendinizi doğru tanıtmaktır. İyi tanıtın ve karşınızdakinin sizi keşfetmesini bekleyin.
  10. Okuldayken başlamadıysanız mutlaka bir blog tutun. “blogcu.com” da bir blog açın ve okuduğunuz okul Endüstri Mühendisliği idi ise “endustrimuhendisinotlari.blogcu.com” şeklinde bir blog açıp bu konuyla ilgili kendi öğrenme serüveninizi yazın. Okuduğunuz kitapların, gittiğiniz etkinliklerin kritiğini blogunuzda yapın.
  11. CV’nizde işinize çok yarayacak bir hatırlatma : Mutlaka “www.omerekinci.com” şeklinde bir kişisel siteniz ve omer@omerekinci.com şeklinde eposta adresiniz olsun ve CV’nizde bu iletişim bilgilerini kullanın.  cilgin_ultraslanGS@hotmail.com ve tweety89@mynet.com şeklinde bir epostanız varsa o adresi unutun ve omerekinci@gmail.com gibi düz bir adrese geçin. (Azıcık hatrım varsa)
  12. 1, 5 ve 10 sene sonrası için kişisel stratejinizi çizin, daha önce bunu çok yerde okudunuz ve burun kıvırdıysanız şimdi tam zamanı. Nerede olacaksınız, ne olacaksınız, sizden en iyi ne olur? Bu soruların cevaplarını verin.
  13. Eğer marka olacak derecede başarılı biri olma potansiyeliniz olduğunuz hissediyorsanız oturun ve sizinle 5 yıl sonra yapılacak bir röportajı yazın. İnanılmaz motive edeceklerdir.
  14. En önemli kişinin siz olduğunuzu, en önemli yerin bulunduğunuz konum ve en önemli zamanın tam da bugün olduğunu aklınızdan çıkartmayın.
  15. İnternette boşa vakit geçirmeyin, dizi manyağı olmayın, iradesiz bir tüketici olmak bilinçli ve akıllı bir gence yakışmaz, önünüze konanla yetinmeyin. Bu söylediğimin okulun bitişiyle ne alakası olduğunu düşünüyorsanız, bu egzersizlerin iş hayatınızın ilk basamaklarına tırmanırken sonuçlarını göreceksiniz.
  16. Az ama öz şirkete CV gönderin, her gönderdiğiniz şirkete özel ve onların kendilerinden birer parça bulabileceği “özelleştirilmiş CV’ler” hazırlayın.
  17. Okuldan yeni mezun bir gençteki en büyük eksiklik tecrübe ve özgüvendir. Tecrübe zaman işidir ama özgüveninizi kendiniz oluşturacaksınız.  Ukalalık çizgisine çok dikkat ederek kendine güvenen bir genç imajı çizin.  Saygılı olmak konuşurken kıpkırmızı kesilmek ya da iki büklüm oturmak değildir. Net  ve dik bir duruş sergileyin.
  18. Derdiniz “acilen bir iş bulmak”, “bir an önce bir şirkete kapak atmak” olmamalı. Akıllı bir insan anlık başarıya değil sürecin tümüne bakar. Sakince karar verin.
  19. İlk etapta maaşın birinci önceliğiniz olmadığını bilin ama hakkınız olanı istemekten de çekinmeyin. “Ne kadar maaş talep ediyorsunuz?” sorusunu cevapsız bırakmayın.
  20. En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir. İyi bir iş bulduysanız “acaba bunu seçersem daha iyisini kaçırır mıyım?” diye düşünmeyin. Armudun sapı, üzümün çöpü bitmez. Zaman kaybetmeyin.

Son olarak. Babanız sizin babanız olmakla beraber para babası da olabilir, iyi bir şirketi olabilir. Yapacağınız en büyük hata ilk günden baba (aile) şirketine gitmektir. Gidin burnunuzu sürttürecek bir şirkette 1-2 sene aralığında çalışın.

Amaaan, daha gencim hele dur, hayatı planlamayayım, kader kısmet hayırlısı derseniz bilin ki siz dümeni boşta bir gemisiniz, hasbelkader başarılı da olabilirsiniz, karaya da oturabilirsiniz.

Şşşt, sakin! Heyecan yok, planlı programlı ve akıllı olursanız çok güzel bir hayat sizi bekliyor.


Mart ayı Buluştrend’inde Ahmet Kırtok konuğumuzdu. Konuşurken bir anda aklıma bu yazının ana fikrini düşürüverdi.

Dedi ki Kırtok; Türkiye’de yaşa, başa, tecrübeye pek bakılmıyor. Yaşlanana “moruk” gözüyle bakılıyor.

Biraz benzerini Şeref Oğuz,  kendisiyle sohbetimizde söylemişti.

Gençler geleceklerini dizayn ederken büyüklerine o gelecekte rol vermez, yaşlılar da kendilerine bu gelecekte rol bulamadığı için yeniliklere karşı koyar“.

Babasıyla ortak olan bir arkadaşınız olarak kuşak farkını en iyi yaşayanlardan biriyim. Biz bunu Desnet’te avantaja dönüştürmeyi bildik gerçi ama çok zamanlar zorluklar da yaşadık.

Yaşlıları beğenmiyoruz, “O dediklerin eskidendi, artık her şey değişti, e tabi Çelik de değişti” deyiveriyoruz.

E biz gençlerde de tecrübe yok? “Onu da enerjimizle aşarız, heyt be!” deyip onu da atlattık diyelim.

Yaşlılara “Moruk” dedik, gençlere “toy”..

Sahi tecrübe yok ortalarda.. Gören oldu mu?

Yeni temayla birlikte yeni sosyal ağ icon’larına da terfi etmiş oldum. Bir farkı var yeni icon’larımın, aralarında Quizy.me icon’u da bulunuyor.

Siz de blogunuzda yer vermek isterseniz aşağıdaki butona tıklayarak Sosyal Ağ Icon’larını indirebilirsiniz.

o2APP

Posted by Omer Ekinci in Genel - (0 Comments)

o2APP, Uygulama geliştiriciliği alanındaki ilk yatırım-girişimim. SanatAğacı‘nın kurucularından Sevgili Oytun Yalçın ile birlikte hayata geçirdiğimiz o2APP’in en önemli özelliği bir ajans gibi kreatif fikirlerden öte bir yazılım şirketi gibi uygulamanın teknik altyapısıyla uğraşıyor olması.

Facebook Uygulama Geliştirme Şirketi o2APP, 2011′in başlarında faaliyetlerine başladı.

Quizy.me logo

Boşluklu sorular sorup cevaplayabileceğiniz sosyal servis Quizy.me açıldı!

Bir anda dünyada popüler olan Formspring.me gibi bir soru sorma servisi olan Quizy.me, 2009 Yılın Genç Girşimcisi Ödülü’nün sahibi  Ömer Ekinci‘nin girişimi olarak dikkat çekiyor.

Boşluk doldurmalı sorular üzerine kurulu siteye Facebook Connect sayesinde Facebook hesabınızı kullanarak da kısa sürede üye olabilirsiniz. Quizy.me’de arkadaşlarınıza abone olup, arkadaşlarınızın sorduğu, cevapladığı, beğendiği ve paylaştığı soruları görebiliyorsunuz. Ayrıca soruların ard arda ve rastgele olarak karşınıza geldiği “Answer Randomly” özelliği sayesinde de oldukça keyifli saatler geçirebiliyorsunuz.

Quizy.me oldukça hoş ve sade bir tasarıma sahip, fakat beta olarak yayında olduğu için bazı özellikler henüz çalışabilir durumda değil. Servis betadan çıktığında kullanıcılardan alınan geri bildirimlerle birlikte çok farklı bir yapıda olacaktır. Gelir modelinin ne olacağı merak konusu olan Quizy.me’yi özellikle şirketler, pazar araştırması ve markalarının halkın gözündeki değerini ölçmek için sıkça kullanacaklardır

Şirket sırrı vermek gibi olacak ama biz nasıl müşteri kazanıyoruz biliyor musunuz? Ürünümüzle filan değil.  Müşteriye çok hızlı dönüyoruz, günün 18 saati bize telefonla ulaşabiliyorlar (Otomatik mesaj filan değil telefonla canlı destek). Günün yine 20 satine yakın online desteğinden bize ulaşabiliyorlar.

İstanbul’un farklı birkaç noktasında ofisimiz var ve mutlaka kendilerine yakın bir ofisimiz bulunuyor.

Fedakarlıklar yapıyoruz, müşterimiz Dudullu’da da olsa ve acil bir durumdaysa gecenin 10′unda ürün gönderiyoruz.

Onların çok küçük dertleriyle bile uğraşıyoruz, 1 $ lık bir kabloyu bile bulup tedarik edip kendilerine ulaştırabiliyoruz.

Müşteri firmanın patronuyla görüşmek istiyorsa, patronuyla görüşüyor. Desnet‘in nispeten küçük olduğu zamanlarda siparişlerini şimdiki genel müdüre veren bayilerimiz, hala siparişlerini genel müdüre gönderiyor. Onlara “kusura bakmayın biz kurumsallaştık artık genel müdürümüz sizinle muhatap olamaz” imajı vermedik.

Desnet‘i aradıklarında kendilerinden sorumlu arkadaşımız ofis dışındaysa bile başka bir arkadaşımız güncel bilgilerle yanıt verebiliyor. Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz gibi bir dönüşü asla almazsınız Desnet’ten.

Fazlaca Desnet reklamı olmuş olabilir, ama farkındaysanız bunları yazarak risk alıyorum :)

Gerçi geçen gün bunların hepsini sektörün (yaklaşık 600 milyon dolarlık ciroya sahip) devlerinden birine anlatırken “Bak anlatıyorum ama hemen uygulama” diye uyardım. Cevabı hayli ilginçti : “Korkma Ömer biz istesek de yapamayız bunları”

Ne diyelim, küçük ama hızlı balık olmanın dayanılmaz fonksiyonelliği..!

Bilgi Management Club tarafından organize edilen Adam Olacak CV 2011 bu haftasonu. Ben de Pazar günü saat 15.30′da oradayım. Benden sonra Infomag’dan Emin Görgün, Cumartesi günü de Sevgili Ufuk Tarhan konuşmacı olarak katılıyorlar.

Yer : İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü  BS-1 Salonu

Normalde 30 lira sertifika ücreti var ama vaktiniz varsa bana ulaşın, beraber gidelim.

Program:

1. Gün
10:00-10:30 Açılış konuşması
10:30-11:30 Olmaz Böyle Mülakat
11:30-12:30 Altın Yumurtlayan CV

Feyhan Aras

12:30-12:45 Kahve Molası
12:45-14:45 İK Simulasyonu

Mercedes

14:45-15:15 Yemek Molası
15:15-16:15 Geleceğin Yönetimi

TFD Başkanı Ufuk Tarhan

Duayen Bankacı Türklider Merkezi Kurucu Başkanı Bülent Şenver
2. Gün
10:30-12:00 Kişisel Markanı Yarat
Google Türkiye Ürün Pazarlama Müdürü Eren Kantarlı
Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri’nin Genel Müdürü Anıl Sugetiren
Vodafone Pazarlama Genel Müşteri Departmanı Başkanı Lütfullah Kitapçı
12:00-12:15 Kahve
12:15-13:45 21. y.y’ın Departmanı İK
Borusan Holding İnsan Kaynakları Direktörü Tuğba Paşalı Karacan
YKM İK & İş Geliştirme Direktörü Murat Akgün
Turkcell Çalışan İlişkileri Yönetimi Bölüm Başkanı Meltem Kalender
13:45-14:15 Yemek
14:15-15:15 Kariyerin için Yatırım Yap
PWC Assurance bölümü Partner’ımız Baki Erdal
Kuveyttürk
15:15-15:30 Kahve
15:30-16:45 Girişimcilik, Kişisel Marka Ömer Ekinci
17:00-18:00 Businessweek oturumu
İnfomag Yayıncılık Pazarlama Direktörü Emin Görgün