Sosyal medya nedir sorusunun cevabını verebilecek zaten birçok uzman var. Bu kişiler yıllardır hem internetin hem de internetin sosyal yapıların içindeler.
Ama şu konuda bir gözlemci ve kullanıcı olarak konuşabilirim : Sosyal medya ne değildir? Bununla ilgili biraz düşündüm son birkaç günde. Çünkü ben hem bir sosyal ağ kullanıcısıyım hem de markaları sosyal medyada bulunan bir işletmeciyim.
Şu ana kadar olumlu görüş bildirdiğim ve bu görüşlerimi yazıya döktüğüm markalara bakıyorum “Pegasus Havayolları (Ali Sabancı), DeFacto vs.” bu markalarla ne tanışıyordum, ne de yazıyı takiben tanıştım. Ama çok güzel bir ürün/hizmet görünce bunu doğal olarak paylaşmak istiyorum. İşte markanın sosyal medyadaki olumlu yüzü bu olmalı.
Gel gelelim, hakkında olumsuz geribildirimler bir markanın, o kullanıcının sorununu çözmesi yetmiyor. 4. Buluştrend’de katılımcılardan birinden şöyle bir cümle işittim. “X şirketine 10 gün boyunca ulaşmaya çalıştım, yaptıkları büyük hatayı bırakın çözdürmek, ifade etmek için bile bir yetkili bulamadım. Ama twitter’a bir tweet gönderdim bu sorunla ilgili “ŞAK” diye sorunumu çözdüler.”
Ne oldu şimdi? Bu kişinin sorunu çözüldü, o da sosyal medyada bu sorununun çözüldüğünü ve bu yüzden markaya teşekkür ettiğini yazdı. Marka bu konuda herhangi bir adım attı mı? “Bakınız arkadaşlar 10 gün boyunca bize ulaşamayan müşterilerimiz var, bu insanlar sosyal medyada olmayabilir, dolayısıyla seslerini duyuramayabilir, onların bize ulaşmasını kolaylaştıralım, call center’ımızı gözden geçirelim.” diyor mu? Hayır..
Mahalle kültüründe “abiyi çağırmak” kavramı vardır, çocukluğunuzdan hatırlayın. Dayak yiyen çocuklardan bazılarının kimsesi yoktur, dayağı yer oturur. Bazıları da abisini çağır ve bunun hesabını sorar. O çocuğa da bir daha dokunulmaz.. Gariban çocuğa dayak devam eder..
Kısa vadeli ve kısır çözümler için markaların anlık çözümler bulmayı ve “aman onun blog’u var, şimdi yayar mayar, neme lazım çözelim işini” zihniyetini bırakması gerekiyor. Bu işi en doğru ve iyi şekilde yapan markalar vardır mutlaka, onlar müstesna.
Ama ben cep telefonum bozulduğunda ve KVK da sorun yaşadığımda Tüketici Hakları’na, kanunlara ya da firmaya değil blog’uma güveniyorsam, bir sorun var demektir.
Markalar doğal sürece bırakmalı. Sosyal medyayı etkin kullanmak için bence önce “gözlem yapmalı”. Yaptığı gözlemin sonucunu da tüm müşterilerine yansıtabilmeli, sadece abisi olanlara değil!







