19 Mayıs’da KontrolSende Programında Neler Oldu?
19 Mayıs’da TRT Okul’un en gözde programlarından biri olan KontrolSende’de çok spontane bir programın konuğuydum. Rengarenk genç arkadaşlarla harika bir saat geçirdik. Bu genç arkadaşlar 7/24 bir evin içinde kameralar tarafından izleniyor ve kim olduğunu bilmedikleri sürpriz konuklarla sürpriz sohbetler gerçekleştiriyorlardı.
“Baba, doğruyu söyle işlerin kötü mü gidiyor?”
Çocuklar, bir şeyleri elde etmek için savaşmayı öğrenmeli. Her şeyi çok kolay elde ederse mutlu da olmaz. Meşhur bir soru vardır ya hani, “her şeyi olan birine ne hediye edebilirsiniz?” diye. Çocuğunuz “her şeyi olan, her şeyi elde etmiş” bir çocuk olmasın. Hayata sıkı sıkıya tutunacak, girişimci bir ruha sahip olabilmesi anne babanın elinde.
Prof. Dr. Arman Kırım’ın ardından..
Prof. Dr. Arman Kırım Hocayı kaybettik. Az önce aldım haberini ve elim ayağım titriyor şu an. Türkiye’nin en çılgın akademisyeniydi. …
Sağır Kurbağa
Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş:
”Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!”
Ürünün ne önemi var? Mühim olan insanlık
Şirket sırrı vermek gibi olacak ama biz nasıl müşteri kazanıyoruz biliyor musunuz? Ürünümüzle filan değil.
Glokalizasyon – Aspirin Arabistan’da nasıl baş ağrıtmış?
Bu mottoyu da etkilemiş olan ve son 10 yılda etkisini hissettirmeye başlayan glokalizasyon (Glocalisation) küreselliğe giderken yerel değerleri gözardı etmemeyi anlatıyor. Yanisi 60 ülkede at koşturacaksanız 60 ülkeyi de avucunuzun içi gibi bileceksiniz, bilmelisiniz demek oluyor. Ve hatta “Gidemediğin yer senin değildir” sözünü bangır bangır bağırıyor bu durum.
Çekik Gözlü Çömezler Ordusu = Japonya
İş hayatında çömezlik diye bir kavram vardır. Bir de her şirketin içinde yaşanan bir çömezlik süreci. Geçen ay bir iş gezisi için gittiğim Japonya’da “çömezlik” kavramı konusundaki ezberim bozuldu.
Japonya’da neyi gördüm?
Japonya’da gördüklerimi elbet dönünce yazacağım. Fakat bu görseli yarınki sunumum için hazırlarken kendi bloguma da koymadan edemedim. Birinci fotoğrafı internetten buldum, ikincisini de kendim Photoshop’da oynayarak oluşturdum. İşte bugünün Japonya’sının (ve hatta dünyasının) özeti.
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik, bin kitapla o gün cehaleti yeneceğiz!
Uzun zamandır beğeniyle takip ettiğim ilginç bir sosyal girişim var Düşün Taşın Kulübü isminde. Buluşmaları olsun, felsefeleri olsun oldukça etkileyiciyken, onlar bununla yetinmemiş olacaklar ki aynı anda çok sayıda kişiyi bir araya getirip onlarla birlikte kitap okuma etkinlikleri düzenleme fikrini uygulamaya koydular.










