Bugün çok güzel bir söyleşi yaptık Dilek Sabancı Ticaret Meslek Lisesi’nde. Vakit dardı ama keyifliydi. Bir spor salonunun tüm tribünleri Türkiye’nin geleceğiyle doluydu ama işin kötüsü bu dolu tribünler henüz Türkiye’nin geleceği olduklarının farkında değillerdi.
Onlara kızmak, azarlamak çok kolay, belki tepki vermeyebilirler de ama içlerinde derin yaralar oluşur. Öğretmenlerin lisede okuyan öğrencilere “Evladım, Çocuğum, çocuklar” gibi hitap eden öğretmen geleceğimize hançer saplıyor, farkında değil.
Çünkü eğer lisedeki öğrenciye “çocuklar” dersen, “çocukça” davranır haklı olarak.
Birkaç şey söyledim öncelikle ve karşımdaki genç delikanlılar ve hanımefendiler bir anda büyüyüverdiler. Onlara da söz verdim akşam bunları bir liste halinde yazacağım diye. İşte o liste.
- Kendinize yakışır şekilde davranın.
- Türkiye’nin sizlere emanet olduğunun farkında olarak davranın.
- Yanınızdaki arkadaşınızla şakalaşmak çok keyifli olabilir ama kendinizi kurtarmazsanız o bile yarın yüzünüze bakmaz.
- Ben ne yapabilirim ki diye düşünmeyin, çok şey yapabilirsiniz.
- Daha çok erken diye düşünmeyin, bugün 30 yaşında dünyayı kasıp kavuran adamlar 15 yaşlarında Esra Erol ile İzdivaç’ı izlemiyorlardı elbette!
- Kendinize yatırım yapın, kitap okuyun.
- Geleceğe dair hayaller kurun, hayal kurmak için erken değil, aksine geç bile sayılabilir.
- Kendinize güvenin ve kendinizi çok sevin. Ama eksiklerinizin de farkında olun.
- Çevrenizdeki insanlara bakın, boş insanlarsa siz de boşsunuz, dolu insanlarsa dopdolusunuz.
- Bu ülkenin size çok ihtiyacı var , bunun farkında olun.
- Şikayet etmeyin, görevin size geçmesine çok az kaldı, sadece göreve hazırlanın.
- Boyunuzdan büyük laflar edin, boyunuzdan büyük insanlarla konuşun, sohbet edin.
- Basit şeylerden keyif almayı bırakın, küfürlü konuşmayın, edep insanın en büyük zenginliğidir. Söylediğiniz laf size yakışsın.
- Siz hiçbir faydası olmayan boş şeylerle uğraşırken 10 yıl sonra bir iş için rakip olacağınız ve sizin yaşınızda olan bir rakibinizin o anda kendini geliştirdiğini ve size fark attığını düşünün.
- Kendiniz için en iyisini isteyin, en iyisi için hayaller kurun.
- Saygıyı asla elden bırakmayın, ukalalığı marifet zannetmeyin, size en çok yakışan huy güzel ahlak
- Hiçbir kavramın fanatiği olmayın, her şeyin artısını eksisini düşünün, hiçbir şeye körü körüne bağlanmayın. Kimse için ölmeyin, yaşayamam demeyin. Futbolla ilgiliyseniz maç izlerken keyif almaya bakın, fazlası zarar.
- Sigara ve alkolden uzak durun, ikisi de marifet değil emin olun. Eğer bunları kullanarak büyümüş olacaksanız, büyümeyin daha iyi..
- Kendinize saygınızı ve buna bağlı olarak karşınızdakinin size olan saygısını inşa edin. Kendinize saygısızlık ettirmeyin, ezdirmeyin. Ama saygısızlık ediyorlarsa ve eziyorlarsa suçu karşınızdakilerde aramayın. Hata sizdedir, siz kendinize ne kadar saygı duyarsanız karşınızdaki de o kadar saygı duyar.
- Hiç kimse size altın tepside başarının anahtarını sunmayacak. Ağlamayı, sızlanmayı bırakıp kimseden bir şey beklemeden çalışmaya başlayın, iki gününüz eşit olursa zararda sayın kendinizi.
Hepinize hayat yolunda başarılar sevgili liseli arkadaşlar. Çok önemlisiniz, unutmayın.












Geldiğinizde 15, 16,17 veya 18 yaşında öğrencilerdik, bunları boş verin. Sağlıklı düşünebilmeyi, bir bireyin topluma ne kadar fayda sağlayabileceği ve bir kişinin hatta bir öğrencinin değerinin ne olduğu konusunda bizi bakar körlükten çıkarıp her şeyin farkında olmamızı sağladınız. Ufkumuzu genişlettik artık “Bizden bir şey olmaz!” demiyoruz. Belki olmaz fakat denemeyi öğrendik. Doğum günümüz kutlu olsun…
Geldiğinizde 15, 16,17 veya 18 yaşında öğrencilerdik, bunları boş verin. Sağlıklı düşünebilmeyi, bir bireyin topluma ne kadar fayda sağlayabileceği ve bir kişinin hatta bir öğrencinin değerinin ne olduğu konusunda bizi bakar körlükten çıkarıp her şeyin farkında olmamızı sağladınız. Ufkumuzu genişlettik artık “Bizden bir şey olmaz!” demiyoruz. Belki olmaz fakat denemeyi öğrendik. Doğum günümüz kutlu olsun… Minnettarız.
Çok güzel 15 madde var ama bunları biz öğrencilerin yapabilmesi için karşımızda memur zihniyetini empoze etmeyen öğretmenlere, belkide herşeyi tekdüzeliğe bağlamayan bir eğitim sistemine ihtiyacımız var. Yoksa bu şekilde öğrencilerin girişimcilik ruhunun, yeni bir şey üretme isteğinin öldürüldüğü kanısındayım.
Bir öğretmen olarak bugünkü konuşmanızı büyük bir keyifle dinledim. Öğrencilerimizde bıraktığınız etki gerçekten takdire şayan. Çoğunda bu etkinin kalıcı değişiklik yapacağı inancındayım. Gelecek nesillere verdiğiniz bu destekten dolayı öğrencilerim adına teşekkürü borç bilirim. Bir tribün dolu öğrencinin konuşmanızın sonuna kadar sizi dikkatle dinlemesini sağladınız. Bu onlara değer verdiğinizi hissettirebildiğiniz için mümkün oldu. Onlar henüz içlerindeki potansiyelin farkında değiller. Ama bugün çoğu bunun farkına vardı. Siz ve sizin gibi düşünen değerli şahsiyetleri tekrar aramızda görmekten mutlu olacağız. Herşey için tekrar teşekkür ederim.
Birçok rehberlik öğretmeninden çok daha samimi ve netti. Gerçekten yazdıklarınız hayatıma çeki-düzen vermem konusunda bana yardımcı oldu. Teşekkürler.
Burada yazdıklarınıza göre aslında davranışlarımızın notlarımızdan çok daha önemli olduğu; Yani sizin bize aktarmak istediğiniz şey hayatın halkalardan oluştuğu ve bu halkaların en temelinde kendine güvenmek, saygılı olmak ve Kitap okumak var biz bu halkayı tamamladığımızda bir sonraki seviyeye yani diğer halkaya otomatikman geçmiş olucaz. Dün vermiş olduğunuz konferansta yapmış olduğunuz konuşmadan sonra neredeyse tüm öğrencilerin aklına bu soru takılmıştı herkesin kafasında bir şekil oluşmaya başlamıştı belki de bazılarımız için dün dönüm noktasıydı aslında dün Tüm Dilek Sabancı Ticaret Meslek Lisesi öğrencileri şunu düşündüler nereden başlamalıyım burada yazmış olduğunuz makale bizi doğru yola göreceğinden hiç şüphem yok. Her şey için çok teşekkürler hocam Dilek sabancının Kapıları size her zaman açık
NOT: kendinizi fazla özletmeyin :)
Çok güzel bir yazı olmuş Ömer abi sağolasın…
Yıllardır okulun kapısından içeri girmeyip de bir gün okula gidip ondan sonra ahkam kesenlere bayılıyorum. Bir çırpıda çözüyorlar eğitimin tüm sorunlarını.
Kusura bakmayın ama konuşma yapmaya gitmek için ticaret meslek lisesini seçmeniz bile eğitimden hiç anlamadığınızı gösteriyor. Ticaret meslek liseleri, liselerin en kalbur altı öğrencilerinin gittiği liselerdir. Bu tip okullardan, hele hele bilişim bölümünden, kendini kurtaran neredeyse hiç çıkmaz. Dört işlem bilmeyen öğrencilere programlama öğretmek bir kör döğüşü süregelir bu okullarda.
Öyle bir giriş yaptınız ve konuşmanızı öyle sürdürdünüzki bir an şahsım adına hiç bitmemesini istedim…Sizin gibi yol gösterenler olduğu ve birikimlerini, bildiklerini paylaştığı sürece bu toplum bu millet ilerlemeye ve yol katetmeye devam edecektir…Teşekkürler Ömer bey!
Bu seminer olmasaydı belki üniversite zamanımda körü körüne ailemin istediği lisede okuduğum Dış Ticaret Alanına yönelcektim ama bu seminerle beraber kimin ne istediğinin önemli olduğu değil benim ne istediğimin önemli olduğunu anladım hedefsiz karmaşık bir kafa yapısına sahipken Ömer Abimiz sayesinde kendime hedef belirledim ‘Sen Bişe İstersen Tabiattaki Herşey Sana Yardım Eder’ ve istiyorum,deniyorum,çabalıyorum sonunda inşallah başaran ben olucam Teşekkürler Ömer Ekinci bizi biz yaptığın için
Bunlar gerçekten çok değerli tavsiyeler.9′da bunların hiçbirini uygulamazken, ve kendimce nereydeyse hiçbirinin farkında değilken şu an bunları kendiliğimden keşfettiğimi anlıyorum.Fakat keşke 9′da öğrenseydim o ayrı
Bu yazı için çok teşekkürler.
birincisi yazdığınız yazıyı bu günden önce okumadığım için özür dilerim. ikincisi bu güzel günlerde bize vakit ayırdığınız içinde en içten teşekkür ederim o konuşmada pek çok öğretmenin yapamadığını yaptınız onca arkadaşım üzerinde etki bıraktınız ben bu günlerde okul kantininde ve okul koridorlarında dolaşırken arkadaşların elinde bir tane kitap görüyorum ve ben 3 senelik lise hayatımda daha hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım Taki siz o konferansı verene kadar ha gerçi şimdi düşüneceksiniz benim üzerimdeki etkiyi merak edeceksiniz gerçekten sizi dinledikten sonra her şeye daha çok merak duymaya başladım ve bilgisiyar başında oturduğum zaman google bana neler anlatmaya başladığını fark ettim. ben çok konuşma dinledim ama sizin konuşmanız kadar etki bırakmadı
herşey için TEŞEKKÜR EDERİM
Sevgili Ömer kardeşim, bıraktığın etkiden dolayı seni hakikaten tebrik ederim. Söylenecek çok birşey yok, parlayan bir yıldız gibisin
Barış Dostum, seninle birlikte, senin vesilenle ve senin hüsnüniyetlerinle..
Seninle orada olmaktan çok onur duydum
Ömer Ekinci
15 madde deyip geçmek yerine bu maddeleri sırf kendime kazandırmak için çıkartıp başucuma astım. Bu eğitim sistemi bizlere programlar hazırladı, eksiler verdi, bazen diğer arkadaşlarımızdan üstün tuttuğu da oldu ama hiçbir zaman realist olmamızı istemedi. Ben bugün bunu okurken çıkarttığım anlam bu. Ben 16 yaşındayım hep web girişimcisi olmayı istemişimdir. Bugün sektörün önde gelenlerine mesajlar atarken çekiniyorum biraz. Belki ukalayımdır, onlara göre eksiğimdir diyorum ama bu yazın benim bu eksiğimi tamamladı Ömer abi. Ellerine sağlık..
Çok güzel bir yazı olmuş, teşekkürler.
Tavsiyelerine uyacağız Ömer Ekinci.