Bir gün baba-oğul ve eşekleri yola çıkarlar. Baba biner eşeğe çocuk da yürür ardı sıra.Biri çıkar önlerine:
-Utan be adam ! Koca adam eşeğe binip çocuğunu yürütüyorsun!
Adam düşünür ve utanır, doğru , der ve iner , oğlunu bindirir eşeğe . Bir başkası çıkar önlerine:
-Ayıp! Ayıp ! Yaşlı baban yürüyor sen eşeğe biniyorsun !
Baba – oğul düşünürler birlikte binerler bu kez. Ama o da ne?
- Be vicdansızlar ! Bu sıcakta eşeğe iki kişi binip canını mı alıcaksınız? Yazıklar olsun.
Bu kez baba-oğul birbirlerine bakar ve eşeğe ikisi de binmez.Ama bir başkası bu kez:
- “ Enayiler , eşek bomboş gidiyor bunlar yürüyor” demez mi?
Baba der ki oğluna :
-Oğlum öyle yaptık olmadı , böyle yaptık olmadı , sen bacaklarından tut , ben de başından biz onu taşıyalım…
Sırtlarına alırlar eşeği, düşerler yola. Ama bu kez bir başkası dikilir karşılarına.
- Şunlara bakın! Eşek onları taşıyacağına , onlar eşeği taşıyor ! deyip basınca kahkahayı baba ve oğul bakakalırlar ardından adamın.
İnsanları memnun etmek zor değil.. Çünkü imkansız! Herkesi mutlu etmeye çalışırsanız, ne mutlu olabilirsiniz, ne de kimseye yaranabilirsiniz.
O yüzden en baştan kendi doğrunuzu ortaya koyacaksınız, o sizin rotanız olacak, ötesine hiç bakmayacaksınız..
Bugünlerde o kadar sık aklıma geliyordu ki bu hikaye, yazmadan edemedim..
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 You can leave a response, or trackback.


Şuan içinde bulunduğum durumu öyle güzel özetlemiş ki..
Kendi yoluma bakacağım ben de..
Aynen Burak beni de anlatıyor bu hikaye
Yazıyı biraz geç okudum ama bugun arkadaşlarla değindiğimiz konuyu özetlemiş oldu. Yarın daha net açıklığa kavuşacak bu yazı ile konuşmamız