Kerpiç matematiği
Posted by Omer Ekinci | Posted in Aktüel | Posted on 09-03-2010
0
Elazığ’daki dünkü deprem, öğrenme tarzımızı sorgulatacak yeni örnekler sundu bize.
Kerpiç evlerin mezar olduğu 51 kardeşimiz ve 34 yaralımız.
Marmara Depremi öncesindeki ezberimiz; “deprem vurdu” kadersizliğine odaklıydı.
20 bine yakın kayıp vererek edindiğimiz bilgi; “deprem değil, bina öldürür” oldu. Bu ezber de eskidi artık. Zira aynı yerdeki binaların bazıları öldürmüyor. Mesela Elazığ’da depremdeki zayiatı “kerpiç“e bağlama kolaylığı. Kerpiç, 10 bin yıldan beri yerel malzeme ile ayakta duran ve yüzlerce depreme direnen bu inşaat modelini “artık betonarmesi var” diye ilkellikle suçlanamaz. Sorun, malzemeden değil, bu malzemeyi hayata uygulayan süreçlerdeki “akılsızlıkta” yatıyor.
Eski kerpiç ustaları şüphesiz “inşaat mühendisi” değildi. Statik dediğimiz “inşaatı ayakta tutma matematiği” tahsilini diplomayla taçlandırmamışlardı.
Fakat yaptıkları, kerpiç malzemesini depremlerde dahi ayakta tutacak, yağışa fırtınaya, kara ve rüzgara karşı yıkılmayacak yöntemleri başarıyla uygulamaktı.
Okul üzerinden yürümemiş dahi olsa, sözel kültür ve usta-çırak ilişkisiyle bu “kerpiç matematiğini” bir şekilde kuşaktan kuşağa aktarılabilmişti. Peki ne oldu da binlerce yılın kerpiç evleri şimdi sapır sapır dökülür oldu?


















